Fotoğrafım
Istanbul, Turkey
Hassas yürekler taşıyoruz. Camdan, çatlayan, buğulanan, kırılan.. Candan dost aramamız da bu yüzden. Camdan anlayan..

21 Aralık 2008 Pazar

Bir yol hikayesi-5 / Midyat’tan Mağara devirlerinin başkenti Hasankeyf’e




Midyat’tan Mağara devirlerinin başkenti Hasankeyf’e
Sabah müzekent Mardin’den ayrılıp Midyat’a doğru devam ediyoruz. Telkari dükkânlarının yanından yukarı doğru Midyat sokaklarında dolaşıyoruz. Oya gibi işli, sarımsı kalker taşından yapılmış, birbiri üzerine gölge düşürmeyen evler, kiliseler, camiler ve uçsuz bucaksız bir sarı örtü, Midyat’taki bir konağın terasından görünen manzaranın içinde yer alıyor.





Midyat’tan ayrılıp Dicle’ye doğru yola devam ediyoruz. Dicle’nin en sakin kıyılarından birindeyiz: Mağara devirlerinin başkenti denilen Hasankeyf. Bir Artuklu, Eyyübi kenti olmuş Hasankeyf, Moğol dönemini yaşamış. Stratejik konumuyla önemli ticaret kervan yollarının uğrak noktası olmuş, Dört bin tane mağarası varmış. Eskiden insanlar bunlarda yaşarlarmış. Bu kadar mı? …





Hakkında bilinmeyenler, bilinenlerden çok daha fazla olan Hasankeyf, sessiz sedasız bir bekleyişte gibi. Ilısu Barajı projesi ile sular altında kalacak, bir gizem kenti olmaya devam edecek….




Ve İstanbul’a dönüş uçağındayım. Aklımdan uğradığımız her durakta çok daha fazla zaman geçirmek gerektiği geçiyor. Sokaklarında daha fazla yürümek, daha fazla fotoğraf çekmek, daha fazla gelenek öğrenmek….. Ya da tekrar tekrar gitmek….

Takdimimdir…..
Selam ile…

4 yorum:

uctemmuz dedi ki...

"daha fazla gelenek öğrenmek gerek..."
Bunu unutmayalım simurgum...Zaman bölünüyor, günlük koşturmacalar, sorunlar, trafik, aptal programlar derken zaman elimizden uçup gidiyor...
Halbuki o asırlardan süzülüp gelen geleneğin kaybolması için iki neslin unutkanlık yapması yeterli...
Ben senin Ananenin sözünü baştacım yaptım...anlatmıştın ya...eşime, Umut'a anlattım...İyi belleyin bu sözü dedim...
Bir gün herkese söylesen ya o sözü...
Sevgiler canım...

Adsız dedi ki...

sevgiyle..

belki bir dahakine beraber gideriz..
iki dostum var oırda yerleşen..
bize mardinin turistik olmayan taraflarını da gösterebilirler..

ama ne zaman dersen
hadi dersen
sadece umudu paylaştım derim..

şimdilik..

öperim =)

atalet..

Adsız dedi ki...

Evet haklısın daha fazla gelenek öğrenmek gerek...
Bizim büyük büyük dedeler :) şahsen ben tanımam bu dedeleri anlatılanlardan bilirim urfadan göçmüş gelmiş iki kardeşmiş bunlar biri urfada kalmış diğeri anadoluya gelmiş sonrada biz olmuşuz işte :) bazı geleneklerimizi benzeterim onlara birebir aynı değildir ama özünde aynı şey yatar ... :) ben ve benden sonra gelen nesile gelenek nasıl öğretilir onu bilemiycemm işte .. öperimm
hee unutmadan annenin sözünü merak ettim ve evet anlat :)
kadeh

geçkalmadımki dedi ki...

Ne güzel gezdim.. sağol simurgcuğum..

 
bu blog "atalet"le yapıldı