Fotoğrafım
Istanbul, Türkiye
Hassas yürekler taşıyoruz. Camdan, çatlayan, buğulanan, kırılan.. Candan dost aramamız da bu yüzden. Camdan anlayan..

5 Şubat 2009 Perşembe

peri




Bu adrese gidiyosunuz. "Peri"nizin adını öğreniyosunuz.

Bununla da kalmıyosunuz. Nerede yaşadığını, neler yaptığını, ne giydiğini de öğreniyorsunuz.

Bakalım benim perim benimle uyumlu mu?



Benim perim "Bracken Reedglitter" diye anılıyormuş,

(Bracken= Kartallı Eğrelti otu/ Reedglitter = Saz pırıltısı)
(pırıltı kısmını tutturduk en azından:) )

Pan kavalı oyuncusu ve sihir şarkıcısıymış.
Pan kaval çalıyor, benim peri oynuyor anlaşılan.
(Sadece peri mesleğidir herhalde. Ben bu sesle kara büyü şarkıcısı olurum olsa olsa)

Eğrelti otlarının büyüdüğü yerde yaşıyormuş.

(Yaşamım etrafımdaki eğrelti otlarını temizlemekle geçti ama hata yapıyormuşum.) (Bu arada eğrelti otu nemli ve gölge yerlerde yaşayan, çok arsız bir bitkidir. Dünyanın en eski dönemlerinden bu yana varlığını sürdürmüş bir tür.)

Sadece, bir göktaşının ışığında görülürmüş.

( Benim neden perimi bir türlü göremediğim anlaşıldı. Ayağımın ucuna bakmaktan gözümü yukarı çeviremiyorum. )

Yaprakla kaplı elbiseler giyermiş.

( İncir yaprağıyla işe gelsem.... )

Ve nazik yeşil kelebek kanatları varmış.

( Benim ağırlığımı taşıması için kartal kanadı olsa az gelir, yazık bu periye)

sosyal demokrat sakız


Benim düzenli yazı yazmaya başladığım ilk zamanları anımsıyor musunuz? Çok değil 21.11.2008 de yazdığım bir yazıdan söz edeceğim. Hani şu sakız reklamından.

İki çocuk bahçede oynarken çocuklara seçenekleri varmış muamelesi yapan bir kapitalist CİN ortaya çıkıyordu.
Veletler hem kavunlu hem de çilekli ama çiğneyince karpuz tadı veren bir sakız istiyordu
Anımsadınız mı?
Hah işte o sakızın mayası tutmadı.
Değil karpuz, kabak tadı bile vermedi.
Ortada bir sakız vardı kabul. O sakızın da doğal olarak bir balonu.
Sakızdan balon şişirme yarışı yapardık biz çocukken.
Bu defa en büyük balonu Baykal şişirdi.
Ama öyle bir hırsla, hesapsız kitapsız şişirdi ki o balonu, sonunda patladı ve yüzüne yapıştı kaldı o sakız.
Bilirsiniz sakızı temizlemek zordur. Siz çıkartmaya çalıştıkça o iyice yapışır, kirlenir, çamurlaşır.
Şimdi o kapitalist cin gelse de kurtaramayacak onu bu sakızın çirkefinden.


(Biz baştan biliyorduk zaten bu mayanın yanlış olduğunu. Ama bizim bilmeyip sadece tahmin ettiğimiz başka hesaplar varmış işin içinde. 7 bin adet çarşaflıyla CeHaPeye katılan zat-ı muhtereme Belediye Başkan adaylığı, hem de İstanbul’un en büyük ilçelerinden olan Eyüp’ün belediye başkan adaylığı verilmeyince, düne kadar Atatürkçü kesilen çarşaflılar, birden Atatürkçü olmaktan vazgeçmişler ve CeHaPe rozetlerini atıvermişler. )
 
bu blog "atalet"le yapıldı