
Bor madeni ve bor madeninin ne kadar değerli olduğu, bununla ilgili oynanan oyunlarla ilgili teoriler ve bilumum bilgi yıllardır internette dolaşır. Şahsen yılda en az iki kere bu maillerden alıyorum. Okumadan, hatta açmadan siliyordum.
Bu sabah eNTeVeden duydum ki; Belli bir samimiyetimiz olan, hatta aramızda kısaca Abe dediğimiz birlik “bor madeninin erkekliğe zarar verdiğini” bildirmiş, bu nedenle yasaklamalar, kısıtlamalar getirmiş.
eNTeVe de bor madenin işlendiği yer olan Bandırma’ya gidip Bor işleme tesisindeki işçilerle konuşmuş:
Bir tanesi, iri yarı bir ağır abi.
-"Valla benim iki tane canavar gibi çocuğum var, bende de bişii yok. Yalan söylüyolar" diyor.
Bir diğeri:
-"Benim bi tane evladım var ama gayetle sağlıklı" diyor, henüz bir çocuk yapmış olmaktan dolayı enbaşabakanımızdan utanarak.
On yıllardır gazetelerimizde çıkan Helga’nın türk erkeklerine âşık olduğu haberleri ile resmi ve ideolojik olarak ve hatta psikolojik olarak baş edemeyen avrupalılar nihayet çözümü buldular: Bor adamın erkekliğini öldürür. Eee Türkiyede en çok ne bulunur? Bor bulunur...
İnanmayın arkadaşlar. Borun bişey yaptığı yok. İki abimiz çıkıp açıkladı. Canavar gibi evlatları varmış üstelik kendilerinde de bi eksiklik yokmuş. Bu tümüyle kıskanç avrupalıların yeni bir komplosu. Nüklüer santrallerde falan kullanılmasının, dünyanın eğer bir geleceği varsa o gelecekte en değerli enerji kaynağı olacak olmasının, Türkiye'nin dünyadaki bor madeninin % 60-70 ine sahip olmasının, Morgan planıyla ilk özelleştirilecek kuruluşlardan birinin bor işleme tesislerinin sahibi olan Etibank olarak belirlenmesinin, bizim dünya bor pazarında sahip olduğumuz %35lik payın sadece hammadde satışıyla sınırlı olmasının, nihai ürün elde edecek teknolojilerin ülkemizde kurulamamasının falan bu olayla ilgisi yok.
Bütün mesele Helgaların türk erkeklerine âşık olması…
