Fotoğrafım
Istanbul, Türkiye
Hassas yürekler taşıyoruz. Camdan, çatlayan, buğulanan, kırılan.. Candan dost aramamız da bu yüzden. Camdan anlayan..

13 Ocak 2009 Salı

Barcelona Barcelona


Dün akşam, yine çıkışa saniyeler kala verilen bir kararla gidilen bir film. Barcelona Barcelona / Vicky Christina Barcelona, Yönetmen: Woody Allen, Oyuncular: Scarlett Johansson, Javier Bardem, Penelope Cruz, Rebecca Hall, Senaryo: Woody Allen.

Bu aralar, uzun süredir olmadığı kadar hareketli yaşamım. Plansız, son dakika karar verilen eylemler, inişler, çıkışlar, korkular tedirginlikler, bazen gülme, bazen ağlama, bazen öfke patlamaları günlük rutinlerim arasına girdi.

Aslında benim kontrolümün dışına çıkan bir yaşam bu. Kontrol delisi olan ben, biraz ürküyor olsam da sevmeye de başladım sanırım. Garip geliyor ama. Kendime dışarıdan bir gözle bakıyorum bazen. Benim tanıdığım ben, evde oturmayı, birilerinin dayattığı değil istediği müziği dinleyip, okuyup yazmayı seven ev kuşlarındandı.

Sanatlar içinde en sevdiklerimden biri sinema. Çoğu kez sinemaya gitmektense evde oturup film izlemeyi tercih ederdim. Belki ev kuşu oluşumdan, belki de kalabalıklarla ilgili, pek tarifleyemediğim "uzaktan sevmek en güzeli durumu" olduğundandır.

Sinema, çoğunlukla paylaştığımız bir sanat. Yanımızda sevdiğimiz birinin olduğunu bilip, onunla aynı ekrana bakmak insana ayrı bir mutluluk veriyor. İlişkiler üzerine olan filmleri sevgiliyle izlemek ise bazen romantik, bazen komik, bazen de nahoş olaylara sebep olabiliyor.

Barcelona Barcelona hayatımızın sevgili dışında bir diğer önemli parçası olan, yakın arkadaşla izlenecek türden bir film.

Biliyorum, son dönemde sadece gittiğim filmlerden, oyunlardan söz eder oldum. Şu dönemde elimden sadece yaşamımın tenha saçlı adamla geçirdiğim dilimlerini sizlerle paylaşmak geliyor. Fazlasını denersem kendi kendimi kıracağımdan korkuyorum.

Zor iştir arkadaş olmak, çünkü neticede nasıl arkadaş olunacağı anlatan bir kılavuz olmaz insanın elinde. Bir anda, tıpkı aşk gibi arkadaş olunur biriyle ve paylaşılanlar giderek artar. Bazen nasıl arkadaş olduğunuzu anlamasanız da birlikte gülmek, eğlenmek, düşünmek,yaşananları, duyguları paylaşmak olur arkadaşlığın temel taşları...Değil mi...

Bu yüzden hoşgörünüze sığınıyorum.

 
bu blog "atalet"le yapıldı