Bilmiyorum, sizler gördünüz mü? Gördüyseniz gördüğünüzü beğendiniz mi? Ben kendimi o fotoğrafı çekmiş olmaktan dolayı epey bir becerikli bile ilan etmiştim.
Fotoğraf çekmek gerçekten bir sanat ve bu sanatla gerçekten uğraşan değerli sanatçıların yanında kendimi sadece fotoğraf çekmeye meraklı biri olarak niteleyebiliyorum ancak.
Fotoğraf çekme merakım aslında, üniversite yıllarına kadar uzanmakta. Fakat bir süre önce geçirdiğim trafik kazasından sonra merakım daha bir arttı.
Birgün herkes fotoğraflarda kalacak sözü de, trafik kazası nedeniyle kendimce yarattığım bir özlü söz:) Zaman ve dolayısıyla yaşam akıp gidiyor. Fotoğraf karelerinde dondurabildiğimiz her an zamandan ve yaşamdan çalınmış başka zamanlara ve belki de başka yaşamlara taşınmış oluyor.
Neyse; benim öyküme dönelim yeniden: Çektiğim fotoğrafları, önce bir iki paylaşım sitesine gönderdim. Aldığım olumlu eleştiriler cesaretimi arttırdı. Fotoğraf sitelerinden bilgiler edindim, makaleler okudum. Okuduklarımdan birisi de özgün ve farklı olmak üzerine bir makaleydi. Aslında özgün fotoğraflar çekmeye çalışmak Amerikayı yeniden keşfetmek gibi bir çaba. İstanbulda neredeyse fotoğrafı çekilmemiş bir köşe kalmadığı malumlarınız. Elimdeki en sağlam materyal olan İstanbul böylece elendi gitti. Örneğin aşağıdaki kareler benim yakaladıklarım ama aynılarını onlarca farklı fotoğrafçının objektifinden görmek mümkün.


Makro çekim seçenekleri ise sınırsız belki, ama makro çekimler yapmak pek bana göre değil. Çok eğilmek, yerlere uzanmak falan gerekiyor. Hem toza toprağa bulanmayı pek sevmem, hem de belimde sorun var.




Makro çekimlerde aradığımı bulamayınca, kendimce fotoğrafı çekilecek anlar yarattım...
Dostların fotoğraflarını çektim....

Mum fotoğrafları çektim....

Çektiğim fotoğraflarda söylendiği gibi özgün olamayıp istediğimi bulamayınca, bir süre çektiğim fotoğrafların üzerinde oynadım...
.jpg)
.jpg)
mark.jpg)
.jpg)
Sonra bir pazar akşamı, salonda yaktığım tütsünün fotoğrafını çekip çekemeyeceğimi denedim. İlk fotoğrafım şuydu:

sonra bununla biraz oynayınca bu oldu :
Özgün fotoğraf çekme fikri böylece oluşuyor gibiydi. Bu konuya eğilmeye karar verdim. Yukarıda dediğim gibi bel sorunum olduğumdan çok eğilemiyorum ama neyse. Size duman fotoğraflarını nasıl çektiğimi anlatayım belki ilginizi çeker.Duman fotoğrafları çekmek için pek az malzemeye ihtiyaç vardır. İşte onlar:

1-Sandalye
2-Boş ve büyükçe bir kutu
3-Duman kaynağı (tütsü, bazen sigara da olabilir, duman çıkaran bişey.)
4-Işık kaynağı
5-Fotoğraf makinesi
6-Hayal gücü
Sandalye : kutuyu üzerine koymak için gerekli
kutu : üzerine tütsüyü koymak için gerekli
Duman kaynağı :Fotoğrafını çekeceğiniz dumanı çıkartmak için gerekli
ışık kaynağı : karanlığın içinde dumanı yakalamak için gerekli
fotoğraf makinesi: fotoğrafları çekmek için gerekli
hayal gücü : yaşamak için gerekli aslında. Ama bu işte çektiğiniz fotoğrafları bişeylere benzetebilmek için gerekli :)
Çekiyorsunuz ve fotoşopla oynamaya başlıyorsunuz. Oynadıkça aşağıdaki gibi bişiiler çıkıyo ortaya:








:)



