Fotoğrafım
Istanbul, Türkiye
Hassas yürekler taşıyoruz. Camdan, çatlayan, buğulanan, kırılan.. Candan dost aramamız da bu yüzden. Camdan anlayan..

14 Aralık 2008 Pazar

Süleymanın yüzüğü ve gerçek mücevherler



Süleyman'ın yüzüğündeki mücevher derecesinde değerli hiçbir mücevher yoktur.
O yüzük yüzünden o kadar ada, sana, şöhrete sahip oldu.
Fakat o yüzük de ancak yarım buğday ağırlığında bir taştan ibarettir.
Süleyman o taşı yüzük yaptırıp parmağına takınca, bütün yeryüzü hükmüne girdi.
Süleyman bu saltanatı bulup bütün alemin hükmüne girdiğini gördü.
Sayvanı kırk fersahlık yeri kaplardı.... Yel hükmüne uymuştu.
* Bunu görünce dedi ki: "Bu saltanat, bu düzen... Demek bu kadarcık taşa bağlı.
.
.
.
Ey mücevher isteyen, Madem ki Süleymana bunca saltanatı veren yüzük bile bir taştan ibarettir... Bunca madeni kazıp durma. Gönlünü dolduracak bir insan bulmak ümidinden başka bir şeye kapılıp canını üzme, gönlünü mücevherlerle doldur... Daima öyle bir mücevheri ara, iste!"

(Feriduddin Attar, Mantık Al-Tayr, Kitap, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 2006)


Sizlerin aradığınız, istediğiniz mücevherinizi bilemem. Ama ben, yellere hükmetmemi sağlayacak, sayvanımı bir evren kadar büyütecek 6 mücevher birden bulacak kadar şanslıyım:)

Sevgili Atalet, Ece, Kadeh, Magisa, 3temmuz ve Who sizler benim mücevherlerimsiniz:).
Sıcak yürekleriniz ve bu sıcacık yüreklerinizdeki konukseverliğiniz için teşekkür ederim.

Not: (Nickler alfebetik sıradadır. )
 
bu blog "atalet"le yapıldı