Fotoğrafım
Istanbul, Türkiye
Hassas yürekler taşıyoruz. Camdan, çatlayan, buğulanan, kırılan.. Candan dost aramamız da bu yüzden. Camdan anlayan..

12 Aralık 2008 Cuma

Aklımda kalanlar:)

Bayram tatilinin ilk günlerinde İstanbul’dan uzakta sayılabilecek bir kente gittim. Ablamın yaşadığı küçük bir ege kentindeydim. Ablamın iki yetişkin kızı var. Veletler, ablam ve ben mutfak masasının etrafında toplandığımızda konu dönüp dolaşıp, bu iki veledin bilmediği ve çok merak ettiği anne ve teyzenin çocukluk zamanlarına kaydı. Bu arada ben de bilmediğim bir iki şey öğrendim kendi hakkımda.
Mesela benden epey büyük ablam hastanede doğmuş. Ama ne hikmetse, doğduğunda “apalak* ” bir çocuk olan ben, evde doğmuşum.


Anadolu’da adettendir, doğan çocuklara “göbek adı” takılır. Çoğunlukla bu göbek adı, ya doğumu yaptıran ebenin adıdır, ya da onun uygun gördüğü, beğendiği bir ad. Benim göbek adım benim doğumumu yaptıran ebenin adıymış. “Beynine
Bununla kalmadı tabi göbek adı sorgulaması. Veletlerden birinin göbek adı Gülderen. Onunki de doğumu yaptıran ebenin ismi.
Sıra ufak yeğene geldiğinde kafalar ablama döndü. Soran bakışlar ufaklığın göbek adını söylemesini bekliyor. Söyledi de: ŞİNASİ.
Meğer doğumu yaptıran doktor erkekmiş. Kimsenin aklına velede göbek adı koymak gelmemiş. Ablam yaratıcılığıyla o anda buldu ufaklığın göbek adını: Şinasi.
Üç gün boyunca Şinasi ve Beynine tacizi yaşadık.

Bayramın ilk günü ablamla, her bayramda olduğu gibi, el öpme pazarlığı yaptık. O elini öpmem gerektiğini söyler, ben harçlık isterim. Bu bayram hazırlıklıydı. Kenarları işlemeli selpak peçetenin içinde 20 adet 5 kuruşluktan oluşan tam bir liralık harçlığı koparttım:)
Yine, mutfak masası sohbetlerinden biri sırasında tv açık. Ntv'de "gece gündüz" programında, eski dönemlerin şarkıları ve şarkıcılarının yer aldığı bir bölüm var. Lale Belkıs çıktı. Büyük velet kumandayı kapıp, hemen kanalı değiştirdi. Aman, dur, ne yapıyorsun derken Kanal değiştirme gerekçesini açıkladı:
- Lale Belkıs’ı hiç sevmem. Zamanında Hülya Koçyiğit’e az çektirmemiş. !!!!


Bilmem sizler izliyor musunuz? Ben bayram sırasında “yemekteyiz” programını silah zoruyla izlemek zorunda kaldım. Ablam farklı yemekler yapmayı öğreniyormuş!!! İzlediğim günün yarışmacılarından biri enginar yapmış ve yarışmacının adı “ş” ile başladığı için enginar, programda şenginar olmuştu.
Ufaklık:-Anneee, yarın ne pişiricen.
Ablam : - Gırmızı mercimek, Güveç, Gereviz. Gaklava. (Bildiniz, Ablamın adı G ile başlıyor. )

Yine aynı program. Veletlerden büyük olan İzmir’de yalnız yaşıyor. Ufaklık ablasına:
— Sen de bu programa katılsana bak 10 bin dolar veriyorlarmış.
Abladan yanıt:
— İyi, katılayım da, ne pişiricem? Başlangıç olarak hazır çorba, Sahanda yumurta, ana yemek olarak makarna mı? Öyle bişey yaparsam bu programdan atarlar, arkamdan da irmik helvası dağıtırlar.
:)
NOT: Fotoğrafların konuyla alakası yok. Sadece yol boyunca çektiğim fotoğraflar. Hani konu ilginizi çekmezse fotoğraflara bakıp oyalanırsınız dedim :)

* Apalak: Tombul, gürbüz, iri.
 
bu blog "atalet"le yapıldı