
Masallar çocuklara, ejderhaların var olduğunu öğretmez.
Çocuklar ejderhaların var olmadığını bilirler zaten.
Masallar çocuklara, ejderhaların öldürülebildiğini öğretir.
Bu eski bloğumda yer verdiğim bir yazıydı.
Cuma günü "3temmuz"un yorumuna yanıt verirken birden masallarla ilgili bişiiler yazmak aklıma geldi.
Küçükken dinlediğimiz masalları hepimiz hatırlarız. Ayakkabı külkedisine tam olur. Kurbağa prense dönüşür. Uyuyan güzel bir öpücükle uyanır.
Bir varmış bir yokmuş ve onlar ermiş muradına...
Masalların insan yaşamında çok önemli işlevleri var bana kalırsa. Kendi adıma, eğitimimin bir kısmını masallarla tamamladım ve hayatta çok yardımı oldu bana. Şöyle ki;
İlk yardım bilmenin önemini pamuk prenses masalıyla kavradım örneğin.
O yüzden ehliyet sınavında hiç zorlanmadım. Öyle ya, prens bile olsanız ilk yardım bilmelisiniz. Her an karşınıza boğazına elma kaçmış bir prenses çıkabilir. Ya da;
Şuan tığ gibi ve 0 (sıfır!!) (zero!!) beden olmam da :P masallar sayesinde olmuştur. Ormanda dolaşan çocukların obezite problemi yaşayabileceğini hansel ve gratelden öğrendiğim için, hiç ormanda dolaşmadım.
Gene, büyüklerin özel yaşamına saygı gösterilmesi gerektiğini, aksi halde büyüklerin, küçükler aniden odaya girdiğinde, diş, kulak, saç gibi saçmalayıp yalan söyleyebileceğini kırmızı başlıklı kızdan öğrendim. Bu sayede büyüklerimin odasına paldır küldür girip çocukluk travması yaşamadığım için çok dengeli ve aklıselim bir yetişkinim. :P
:)
Birde işin masallarla gerçek yaşam arasına sıkışan kısmı var.
Masallar hayallere ilham verir. Ama sorun şu ki masallar gerçek olmaz, diğer hikâyeler gerçek olur. Karanlık ve fırtınalı gecelerde başlayan ve sonunu telaffuz etmeye bile korktuğumuz hikâyeler…
Gerçek olanlar kâbuslardır...
Onlar ermiş muradına sözünü bulan kişi var ya. Sıkı bir dayağı hak ediyor.
Ne dersiniz ?
