Fotoğrafım
Istanbul, Türkiye
Hassas yürekler taşıyoruz. Camdan, çatlayan, buğulanan, kırılan.. Candan dost aramamız da bu yüzden. Camdan anlayan..

13 Kasım 2008 Perşembe

Hayattan notlar.

Tarih: 08.11.2008 Cumartesi
Yer: Metrocity Gloria Jeans


Yan masada bir anne 5-6 yaşlarında görünen oğluyla konuşuyor.:
-"Evde daima babaların sözü geçer o yüzden bizim de babana sormamız gerekiyor."
Ben bir anda başımdan vurulmuşa dönüp nasıl bir merakla döndüysem kadına, bir an göz göze geldik. Bakışlarımda ne okudu bilmiyorum. Fakat bir düzeltme yapmak ihtiyacı hissetti. Gözüme bakarak sürdürdü konuşmasını:
— "Bazen annelerin de sözü geçer ama o her zaman olmaz. Daha çok cadı kadınların sözü geçer evde. "
“Ben cadı değilim” …. Diyemedim.


Tarih: 08.11.2008 Cumartesi
Yer: Metrocity Migros.


Deterjanların bulunduğu reyondayım. Bir genç kızımız momonun çıkarttığı konsantre deterjanı almam için beni dürtükleyip duruyor.
Bir adam yaklaşıyor bize doğru gözümün ucuyla görüyorum. Telefonda belli ki bir kadın var.
- Tamam, işte deterjanların bulunduğu yerdeyim şimdi. Söyle hangisinden alayım. Çağlayanlısı var şelale kokulusu var. Üstünde kelebek, çiçek, çimen resmi olan var. Hangisinden alıcam..
Muhtemelen telefonda derdini anlatamayan kadın eşine, etrafta bir kadın varsa ona ver telefonu dedi.
Adam yaklaştı. Telefonu bana uzattı:
—Eşim sizi telefona istiyor dedi
Aldım telefonu. Telefondaki ses:
Lütfen “A” markasının “B”lisini kocama gösterir misiniz? Dedi.
Adama aradığı markayı gösterdim. Aldı arabasına koydu ve uzaklaşırken yeniden karısıyla konuştuğunu duydum.
—Üzerinde çamaşır resmi olan desen, bulurdum.!!!

Tarih:08.11.2008
Yer: Metrocity Migros


Bir makarna ürünü ilgimi çekti. Belli ki İthal ürün ve menşei İtalya,
Hani belki özel bir pişirme şekli vardır diye arkasını çeviriyorum. Arkasında yasal olarak yer alması gereken Türkçe etiket.
“ haşlayın, süzün”

Tarih: 13.11.2008
Yer: ev


Sabah haberleri izliyorum. Bir oyunun bilmem ne versiyonu bugün piyasaya çıkıyormuş. Satışa çıkacağı mağazanın önünde gençler sıra olmuşlar, hatta bir kısmı geceden sıraya girmiş.
Muhabir mikrofonu gençlerden birine uzatıyor.
—Kaç saattir buradasınız.
—19 saattir.
—Neden böyle bir şey yaptınız bu oyunu çok mu seviyorsunuz.
—Avrupa’da bu oyunu alan ilk kişi ben olacağım.
-Artık eve gider gitmez oynamaya başlarsınız.? Günde kaç saat oynuyorsunuz bu oyunu?
—Yok. Eve gidip uyuycam. Yarın temiz temiz başlıycam oyuna!!!


Tarih: 13.11.2008
Yer: İstanbul İş teftiş Kurulu Başkanlığı.

Müvekkilim olan bir işyeri ile ilgili yapılan şikayet nedeniyle müvekkilimle birlikte müfettişin bir önceki iş yeri ile konuşmasını bitirip sıranın bize gelmesini bekliyoruz.

Müfettiş: Kaç kadın kaç erkek çalışan var iş yerinde.
İşyeri sahibi: Abi biz restoran işletiyoz.
Müfettiş: iyi tamam restoran işletiyosunuz da kaç kadın kaç erkek çalışan var.
İşyeri (Restoran) sahibi: 7 kişi.
Müfettiş: kaçı kadın kaçı erkek
İşyeri(Restoran) sahibi: abi dedim ya biz restoran işletiyoz. Kadın işçi ne arasın bizde.
 
bu blog "atalet"le yapıldı