Yolculuk İstanbul Atatürk Havalimanında başladı. Gece yarısı Antalya'ya indiğimizde gökte pırıl pırıl bir ay bizi bekliyordu. Hemen kalacağımız otele gittik.
Bir iki gün Antalya. Sonra yeniden yollara düştük. Bir geceyi açıkta, bir koyda, deniz kenarında geçirmeye karar verdik. Adrasan yakınlarında bir koyda geceledik. Böcek sesleri, ateşin çıtırtısı ve denizin mırıltısı altında bir gece geçti.
Sonunda Çeşme'ye ulaştık. Çeşme, gören gözler için muhteşem bir kaynak. Tarihi çok derin olmasa da insanı çoook derin:)
Elini uzatsan sattıklarına ulaşabilirsin. Ama öyle bir kendinden emin ki amcam; "KAPALIYIZ"yazmış ve bırakmış kamyoneti. Kapalıyız yazınca kimse almaz diye düşündü sanırım.:)
Çeşme'nin paparazzili koylarından sonra en büyük eğlencesi: Zenne. Bazı sakıncalar!!! nedeniyle "yakın dans" sahnelerini buraya koyamasam da, emin olun keyifliydi:)
Haa bir de bunlar var. Gariban üç-beş eşek bir adada bırakılmış. Değişiklik olsun diye mi yoksa artık sahibinin yükünü taşıyamayan ama sahibinin şarküteri ürünü olmasına kıyamadığı emektarını gözünden ırak olsun diye mi bıraktığı bilinmez bir adaya bırakmasıyla başlamış "eşek adası " olayı. Yerli turistlerimiz eşeklerle fotoğraf çektiriyorlar durmaksızın. İstanbul'da görse bu eşeği ne yapar merak etmedim değil...
Ve Çeşme'nin kalesi.
Evet, her yerde bir kale var. Ama pek azı bu kadar güzel bir manzaraya sahip:)
Ve Çeşme yarımadasında bütün yollar Alaçatı'ya çıkar. Gündüz sokaklarında gezinmek, sıcak teninizi ısırırken "köşe kahve"nin ağaçları altında, gölgede serin serin bir "sakızlı türk kahvesi" içmek yorgunluğu da, sıcağı da unutturuyor insana...
Alaçatı'nın gecesi de bir başka güzel..
Çeşme Merkezin renkleri daha farklı sanki...
Yarımadanın neredeyse tüm koylarını dolaştık. En sevdiğim koy burası. Aya Yorgi Koyu. Hani bütün ünlü, yarı ünlü ve ünlü olma peşindeki hanım! kızlarımızın frikik vermek için uğraştığı ve çeşmenin ünlü "granada beach"i bu koyun (bu bakış açısıyla) sağında kalıyor. Sol tarafı ise bizim gibi gariban vatandaşın frikik derdi olmadan, ofsayta düşmeden gidip, güneş ve denizle hasbıhal ettiği yerler.
Ben bir tatilde yelkenli fotoğrafı çekmeden dönmem ki:) Amatör denizci belgem var. Gelecek yıl bir yelkenlide iş bulup çalışmayı, sonra da kaptanlık sınavına girmeyi düşünüyorum. :)
Bu yıl sezonu kapattık, bakalım gelecek yıl istikamet neresi olacak..


